Skandal ve sosyal medyada yankıları

Twitter, Facebook gibi sosyal medya kanallarının kamuoyunu etkileme ve oluşturma gücü, gittikçe artan bir ivme ile ülke çapında yayın yapan televizyonlar ve gazetelerle rekâbet edebilir duruma geldi.
Elbette bunun birçok sebebi var: Bilgisayar denen müdhiş âletin neredeyse her eve ve işyerine girmiş olması, internete bağlanabilen herkesin ücret ödemeden medyada yazılıp söylenenleri izleyebilmesi, isteyen her kişinin sosyal medya kanallarından birinde yâhut hepsinde özel sayfa açarak kendi fikir ve kanaatlerini ifâde edebilmesi, olaylar ve kişilerle ilgili duygularını yansıtabilmesi, kısaca kendi meşrebince içini dökebilmesi ilk akla gelenler.
Bu hususta daha ayrıntılı sebeplere girmeksizin, sizi 17 Aralık 2013 günü patlak veren ve genel olarak muhâliflerin “skandal/rezâlet”, iktidârı destekleyenlerin ise “komplo/emniyet-yargı darbesi” diye nitelediği yolsuzluk ve rüşvet soruşturması hakkında Twitter sayfamda yazdığım ve hem benim hem sizin için faydalı bir arşiv malzemesi olacağını umduğum mesajlarla baş başa bırakıyorum:
-Kimi #Tarihi Yolsuzluk Ve Rüşvet Skandalı diyor, kimi #Güvenimiz Tam Liderimiz Erdoğan diyor. Ben “Al birini vur ötekine” diyorum.
-Biz o kavgada iki taraftan birini desteklemek anlamında taraf olamayız. Çünkü biz Türk milliyetçileriyiz ve her iki tarafa karşı tarafız!
-“Ustanın Çırakları Teheccüde” niyetlenirken, kalfaları habire temellük ediyorlar. Tuhafı, çıraklar da kalfalar da #Güvenimiz Allah’a diyorlar!
-Dış politikadaki sert strateji çatışması içeriye iktidar ortaklarının amansız kavgası şeklinde yansıyor. Kavga savaş boyutlarına ulaşacak!
-#Çekişip Birbirinize Düşmeyin diyenler, şunu demek istiyorlar: “Kardeş kardeş yiyişin; biz de birâz nasipleniriz elbet.”
Yok öyle yağma!
-Şüphesiz “Müslümanlar Kardeştir”
Fakat belli ki ’dolar-manlar’daha fazla kardeştir!
-#Kaset Tezgâhçılarını Lanetliyoruz diyorsunuz ama, Deniz Baykal ve MHP yöneticileri kaset tezgâhıyla bertaraf edilirken pis pis sırıtıyordunuz!
-Erdoğan, Ordu’daki konuşmasında “Halkbank fâiz lobisinin ayağına basıyor, fâiz lobisini ürkütüyor” demiş.
Demek ki Halkbank fâizsiz(!) banka…
-#Edep Ya Hu! Kendilerinin tâyin ettiği polislere-savcılara vahşî hayvanlara bağırır gibi “İnlerinize gireceğiz inlerinize!” diye bağırana bak!
-#Barışalım Barıştıralım diyenler, hayal kurmayın. Evet, tarafların yeni bir “barış ve çözüm süreci” ne ihtiyacı var.
Fakat “vakit çoook geç!”
-İbretlik manzara: Birileri “Başbakanımızı Dualarla Karşılıyoruz” derken, öbürleri O’nu bedduâlarla boğmaya, hattâ ve hattâ yakmaya can atıyor!
-Bence suçlular arasındaki savaşı kimin kazanacağından ziyâde, asıl kaybedenin hayat kavgası içindeki mâsum insanlar olması önemli!
-Gezi olayları sırasında yaptıkları için “Polislerimiz destan yazdı” diyenler, şimdi aynı polisler için “çete” diyor, “paralel devlet” diyor. Pes!
-“Alma mazlûmun âhını çıkar âheste âheste” sözünü “romantik bir tekerleme” diye hafife alanların üzerine adâletin sillesi üst üste gelir!
-“Siyonizme Hizmet Ümmete İhanet eden kim? Ünlü Yahudi kuruluşundan Cesâret Madalyası alan mı yoksa “Kutsal İttfak” bozulunca savaş açan ortağı mı?
-AKP’den istifâ eden İzmir Milletvekili “Partiler kimsenin babasının çiftliği değildir” demiş.
Adam zâten “babamın” demiyor, “benim” diyor!

Muhsin Küçük hakkında 110 makale
Av.Muhsin Küçük

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


Lütfen görselin sonucu giriniz *